DEM Parti Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, 2015-2016 yıllarında Cizre’de ilan edilen sokağa çıkma yasakları sürecinde yaşanan ağır insan hakları ihlallerinin araştırılması için TBMM Başkanlığı’na Meclis Araştırma Önergesi sundu. Aslan, özellikle kamuoyunda “Cizre bodrumları” olarak bilinen ve çok sayıda sivilin yaşamını yitirdiği olayların tüm yönleriyle incelenmesini, ihmali ve sorumluluğu bulunan siyasi ve idari makamların ortaya çıkarılmasını istedi.
Önergede, 14 Aralık 2015’te Şırnak Valiliği tarafından ilan edilen ve 79 gün kesintisiz süren sokağa çıkma yasağı sürecinde Cizre’nin ağır silahlarla kuşatıldığı, sivil yerleşim alanlarının tank, top ve havan atışlarıyla hedef alındığı, binlerce ev ve işyerinin yıkıldığı, on binlerce kişinin ilçeyi terk etmek zorunda kaldığı hatırlatıldı.
Aslan, yasağın ilk haftalarında ölümlerin ilçenin farklı noktalarına yayıldığını, ancak 22 Ocak 2016’dan sonra ölümlerin belirli adreslerde yoğunlaştığını ve bodrum katlarında mahsur kalan sivillerin durumunun kamuoyuna yansıdığını belirtti.
“Adresler ve yardım çağrıları yetkililere iletildi”
Önergede, Cudi Mahallesi’nde kamuoyunda “Birinci bodrum” olarak bilinen adreste aralarında ağır yaralıların da bulunduğu sivillerin milletvekilleriyle telefon görüşmeleri yaptığı, açık adres ve yaralı bilgilerini paylaştığı ve bu bilgilerin ilgili bakanlıklara iletildiği vurgulandı. Buna rağmen tahliye koridoru açılmadığı, ambulansların bölgeye ulaşmasının engellendiği ve yaralıların hastaneye sevk edilemediği ifade edildi.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Cihan Karaman için verdiği tedbir kararına rağmen Karaman’ın hastaneye ulaştırılamadığı ve yaşamını yitirdiği de önergede hatırlatıldı.
Bodrumlardan yapılan telefon bağlantıları ve canlı yayınlarla günlerce yardım çağrısı yapıldığı, yaralıların durumunun kamuoyuna aktarıldığı belirtilen önergede, buna rağmen güvenli tahliye için etkili bir adım atılmadığı kaydedildi.
İkinci ve üçüncü bodrumlar
Aslan, Cudi Mahallesi’nde ikinci bir bodrumda da sivillerin mahsur kaldığı, 7 Şubat 2016’da burada yüksek tahrip gücüne sahip bir patlama meydana geldiği ve binanın tamamen yıkıldığına dair tespitleri de önergesine taşıdı.
Ayrıca Sur Mahallesi’nde inşaat halindeki bir binanın bodrumunda da çok sayıda sivilin mahsur kaldığı ve bu durumun ulusal televizyon kanallarına yapılan canlı bağlantılarla kamuoyuna duyurulduğu hatırlatıldı.
İnsan hakları örgütlerinin raporlarına atıf yapılan önergede, bodrumlardan çıkarılan cenaze sayısının 177 olduğu, bunların 41’inin çocuk, 22’sinin kadın olduğu bilgisi paylaşıldı. Çok sayıda cenazenin bombardıman ve yangın nedeniyle vücut bütünlüğünün bozulduğu da belirtildi.
“Etkili soruşturma yürütülmedi”
Aslan, aradan geçen 10 yıla rağmen olaylara ilişkin etkili, bağımsız ve şeffaf bir soruşturma yürütülmediğini, sorumluların tespit edilmediğini ve yargı süreçlerinin işletilmediğini vurguladı.
Önergede, ablukanın kaldırılmasının ardından başlatılan yıkım faaliyetleri, enkazların hızla kaldırılması ve bağımsız incelemelerin engellenmesinin de maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını zorlaştırdığı ifade edildi.
DEM Partili Aslan, başta 22 Ocak–7 Şubat 2016 tarihleri arasında bodrum katlarında yaşanan toplu ölümler olmak üzere, sokağa çıkma yasakları sürecindeki tüm ihlallerin araştırılması ve sorumluların ortaya çıkarılması için Anayasa ve İç Tüzük hükümleri uyarınca Meclis Araştırması açılması gerektiğini belirtti.
