DEM Partili Beritan Güneş’ten Adalet Bakanlığı’na “Kürtçe mektup engeli” sorusu

featured
0

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mardin Milletvekili Beritan Güneş, Sincan 1 ve 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumları’nda mahpusların Kürtçe mektuplaşma hakkının sistematik biçimde engellendiği iddialarını Meclis gündemine taşıdı. Güneş, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na yazılı soru önergesi sundu.

Önergede, Sincan 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunan ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü Ramazan Çeper’in 30 Mart 2026 tarihinde Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’ne (CİSST) gönderdiği mektupta, hapishanede Kürtçe mektup gönderme ve alma hakkının çeşitli gerekçelerle engellendiğini aktardığı belirtildi.

CİSST aracılığıyla iletilen bilgilere göre, mahpusların yazdığı Kürtçe mektupların “mektup okuma komisyonunda Kürtçe bilen infaz koruma memuru bulunmadığı” gerekçesiyle gönderilmediği, kendilerine gönderilen Kürtçe mektupların da aynı gerekçeyle teslim edilmediği ifade edildi. Ayrıca mahpuslardan tercüman ücreti talep edildiği, buna karşın kurumda Kürtçe bilen en az 10 infaz koruma memurunun görev yaptığı ve önceki yıllarda bu personelin mektup okuma komisyonlarında yer aldığı kaydedildi.

Önergede, ceza infaz kurumlarının elektronik sistem aracılığıyla başka kurumlardan dil desteği almasının teknik olarak mümkün olduğu, buna rağmen kurum idaresinin Kürtçe bilen personeli bilinçli biçimde komisyonlarda görevlendirmediği yönündeki iddialara yer verildi. Mahpusların yaptıkları başvuruların ise yanıtsız bırakıldığı belirtildi.

Güneş, Anayasa’nın 22’nci maddesinde güvence altına alınan haberleşme hürriyetine dikkat çekerek, Anayasa Mahkemesi’nin ölçülülük ilkesine ilişkin kararlarını hatırlattı. Önergede, Kürtçe bilen personelin bulunmasına ve alternatif teknik imkanlara rağmen Kürtçe mektupların engellenmesinin ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, bunun aynı zamanda ayrımcılık yasağının ihlali anlamına geldiği vurgulandı.

DEM Partili Güneş, Adalet Bakanı Akın Gürlek’e şu soruları yöneltti:

  • Sincan 1 ve 2 No’lu ceza infaz kurumlarında kaç Kürtçe bilen infaz koruma memuru görev yapıyor?
  • Bu personelin mektup okuma komisyonlarında görevlendirilmemesinin gerekçesi nedir?
  • Komisyon üyeleri hangi kriterlere göre belirleniyor?
  • Kürtçe bilen personelin sistematik biçimde komisyon dışında bırakıldığı iddialarına ilişkin herhangi bir inceleme başlatıldı mı?
  • Son 5 yılda Kürtçe mektupların teslim edilmemesi nedeniyle kaç başvuru ve şikayet yapıldı?
  • Mahpuslardan tercüman ücreti talep edilmesinin hukuki dayanağı nedir?
  • Başka kurumlardan elektronik sistem üzerinden dil desteği alınması mümkünse neden kullanılmıyor?
  • Mahpusların anadilde haberleşme hakkının korunmasına yönelik yeni bir düzenleme ya da idari çalışma bulunuyor mu?

Güneş, önergesiyle cezaevlerinde anadilde haberleşme hakkına yönelik ihlal iddialarının açıklığa kavuşturulmasını istedi.

Sincan 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunan ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü mahpus Ramazan Çeper 30 Mart 2026 tarihinde Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’ne (CİSST) yazdığı mektupta, hapishanede Kürtçe mektup göndermelerinin ve almalarının önündeki sistematik engellemeleri ifade etmiştir. CİSST aracılığıyla tarafımıza iletilen bilgilere göre mahpusların

● Yazdıkları Kürtçe mektupların “mektup okuma komisyonunda Kürtçe bilen infaz koruma memuru bulunmadığı” gerekçesiyle gönderilmediği,

● Kendilerine gönderilen Kürtçe mektupların da aynı gerekçeyle teslim edilmediğini,

● Mahpuslardan tercüman ücreti talep edildiği,

● Sincan 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda Kürtçe bilen en az on infaz koruma memurunun görev yaptığı,

● Önceki yıllarda Kürtçe bilen personelin mektup okuma komisyonlarında yer aldığı,

● Elektronik sistem aracılığıyla başka ceza infaz kurumlarından dil desteği alınmasının mümkün olduğu,

● Buna rağmen kurum idaresinin Kürtçe bilen personeli bilinçli şekilde mektup okuma komisyonlarında görevlendirmediği,

● Mahpusların ilgili kurumlara başvurularda bulundukları ve yapılan başvuruların cevapsız bırakıldığı,

● Özellikle son bir yıl içerisinde idarenin çözüm üretme konusunda daha kapalı bir tutum sergilediği,

● Sincan 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda da  benzer uygulamaların bulunduğu belirtilmiştir.

Anayasa’nın 22. maddesi haberleşme hürriyetini güvence altına almaktadır. Anayasa Mahkemesi ölçülülük ilkesine ilişkin kararlarında, temel hak ve özgürlüklere yönelik müdahalelerde/kısıtlamalarda kullanılan aracın ulaşılmak istenen amaç bakımından elverişli, gerekli ve orantılı olması gerektiğini vurgulamaktadır. Mahkemeye göre ölçülülük denetimi, hedeflenen amaca ulaşmak için seçilen müdahalenin demokratik toplum düzeni bakımından zorunlu olup olmadığının değerlendirilmesini gerektirmektedir (Sebahat Tuncel, B. No: 2012/1051, 20/2/2014, § 84; Fatih Taş, §§ 92-93). 

Bu kapsamda, ilgili ceza infaz kurumunda Kürtçe bilen çok sayıda infaz koruma memurunun bulunmasına ve elektronik sistem aracılığıyla başka kurumlardan destek alınmasının mümkün olmasına rağmen, Kürtçe mektupların tamamen engellenmesi ölçülülük ilkesine aykırılık teşkil etmekle birlikte ayrımcılık yasağının da ihlali niteliği taşımaktadır. 

DEM Partili Beritan Güneş’ten Adalet Bakanlığı’na “Kürtçe mektup engeli” sorusu
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Nujin Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!