‘Irmak öğretmenin ölümünden sorumlu olanlar koltuklarında kalmamalı’

featured
0

AGIRΠ– Eğitim Sen Agirî Şube Başkanı İlhan Levent, öğretmen Irmak Ayşe Koparan maruz kaldığı baskılara dikkat çekerek, adli ve idari sürecin takipçisi olacaklarını belirtti. 

Agirî’nin Xamûr (Hamur) ilçesine bağlı Korko (Karakazan) köyünde görev yapan ana sınıfı öğretmeni Irmak Ayşe Koparan’ın şüpheli şekilde yaşamını yitirmesi, bölgedeki eğitim emekçilerinin karşı karşıya kaldığı baskı, mobbing ve ekonomik çaresizliği bir kez daha gözler önüne serdi. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Ağrı Şube Başkanı İlhan Levent, sürecin perde arkasını, idari makamların sorumluluğunu ve eğitim alanındaki yapısal sorunlara dikkat çekti. Levent, Irmak Ayşe Koparan’ın bulunduğu köydeki fiziki imkânsızlıklar nedeniyle ilçe merkezine yakın bir okula görevlendirildiğini, ancak burada okul müdürüyle yaşadığı tartışmanın ardından adeta “cezalandırılarak” yeniden zorlu köy koşullarına sürüldüğünü belirtti. 

CEZALANDIRAN İDARİ TASARRUFLAR

Xamûr ilçesinde yaşanan süreci ve Irmak Ayşe Koparan’ın şüpheli bir şekilde yaşamını yitirmesindeki ihmaller zincirini aktaran Levent, “Irmak öğretmenimizin çalıştığı Hamur ilçemizde çalışıyorum. Irmak öğretmenimiz atandığı zaman Hamur’un Soğanlıtepe köyüne atanmış. Kendisi ana sınıfı öğretmeni. Tabii bu Soğanlıtepe köyündeki ilkokulumuz, ana sınıfını da himayesinde barındıran tek derslikli bir okul. Hal böyle olunca, bir kadın ve bir erkek öğretmenin olması sebebiyle Irmak öğretmenimiz görevlendirmeyle hem bünyesinde ilkokul, ortaokul ve ana sınıfını da barındıran Karakazan Ortaokuluna atanmış, görevlendirmesi yapılmış ve orada çalışmaya başlamış” dedi.

‘EKONOMİK ABLUKA YARATILDI’

Okul içinde yaşanan şiddet ve sonrasındaki usulsüz idari tasarrufları belirten Levent, “Sene başından bu yana çeşitli problemler yaşadığı okul müdiresiyle en son bir buçuk ay önce bir tartışma yaşanmış okul servisi aracında ve bu tartışma neticesinde ikisi arasında bir fiziksel şiddete varan bir durum gerçekleşmiş. Öğretmen arkadaşlarının ifadelerine baktığımızda ilk tokadı atan okul müdiresi olduğu görülüyor. Hem okul müdiresi hem Irmak öğretmenimiz darp raporu alarak emniyette birbirlerinden şikayetçi olmuşlardır. Devamında bir idari soruşturma da başlatılmış. Bu idari soruşturma başlatılır başlatılmaz İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün Kaymakamlığa gönderdiği bir olur yazısıyla Irmak öğretmenimiz eski görev yerine, yani kadrosunun bulunduğu Soğanlıtepe’ye gönderilmiş; Karakazan Ortaokulundaki görevine son verilmiş. Irmak öğretmenimizin Soğanlıtepe’den Karakazan’a görevlendirmesini oluşturan koşullar bu olay gerçekleşince ortadan kalktı mı ki Irmak öğretmenimiz tekrar Soğanlıtepe’ye geri gönderildi? Öncelikle sorgulamamız gereken noktanın burası olduğunu beyan etmek istiyorum” şeklinde konuştu. 

SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLİK SİSTEMİ 

Irmak Ayşe Koparan’ın sürüldüğü köyde maruz bırakıldığı ağır ekonomik ve psikolojik kuşatmayı hatırlatan Levent, “Irmak öğretmenimizin gittiği bu köyde servis ücreti olarak günlük 3 bin  TL vermiş olduğunu öğrendik. 22 iş gününden bunu hesapladığımızda öğretmenin maaşını geçtiğini, evin kirasının, fatura ve yeme içme giderlerinin olduğunu hesaba kattığımızda ekonomik anlamda Irmak öğretmenimizin çok ciddi zorluklar içerisine düşürüldüğünü de görmek gerekiyor. Bu durumlar yaşanırken Irmak öğretmenimiz İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne defalarca, ilçe kaymakamına iki defa gidiyor fakat her seferinde olumsuz yanıt alarak talepleri yerine getirilmiyor. Soruşturmanın selahiyeti açısındansa okul müdiresini de görevden almaları gerekiyordu. Çünkü şahitler o okulda; onlar üzerine baskı kurup ifadelerini değiştirme imkanı vermiş oldular. Bu noktada adeta Irmak öğretmenin biraz burnu sürtülsün mantığıyla hareket edildiğini maalesef düşünüyoruz. Bu olay bizim gözlerimizin önüne Irmak öğretmene yapılan baskıyı ve mobbingi sermiştir; adli ve idari boyutları kesinlikle değerlendirilmelidir” ifadelerini kullandı. 

ORTAK MÜCADELE ÇAĞRISI 

Sözleşmeli öğretmenlik sistemi üzerinden kurulan sendikal baskılara dikkat çekerek tüm eğitim emekçilerini ortak mücadeleye çağıran Levent, “Irmak öğretmenin Eğitim-Bir-Sen’den beklentisi vardı aslında, ‘Benim yerimi onlar değiştirebilir, onlar idare üzerinde etkililer’ diye düşünüyordu. Çünkü maalesef yandaş sendikacılığın bütün koltukları işgal ettiği bir süreci yaşıyoruz. Eğitim emekçilerinin haklarını savunabilecek sendikalara üye olmasının önünü kesmek adına algılar oluşturuyorlar. Şu anda servis ücretleri öğretmenlerin ek ders ücretlerini geçmiş durumda, kiraların ise ilimizde 20 bin-30 bin arasında olduğunu değerlendirirsek bütün öğretmenlerin bir ekonomik kriz yaşadığını görüyoruz. Yine sözleşmeli öğretmenlik gerçeği var; bununla insanları korkutuyorlar. ‘Sen sözleşmeli öğretmensin, sözleşmen yenilenmez’ diyerek bunu bir baskı aracına dönüştürmüşler. Sözleşmeli öğretmenliğin kendisi bakanlık tarafından bütün eğitim emekçileri üzerinde bir mobbing sopasıdır ve bir an önce kaldırılması gerekir. Biz buradan bütün eğitim emekçilerine sesleniyoruz: Kesinlikle baskıya ve mobbinge karşı sessiz kalmayın. Biz buradayız Eğitim-Sen olarak; her zaman sizlere desteğe hazırız. Karşımızda örgütlü bir kötülük var ve buna karşı birlikte mücadele etmemiz gerekiyor. Eğitim-Sen Ağrı ailesi olarak Irmak öğretmenimizin ailesine başsağlığı ve sabırlar diliyoruz. Eğitim Sen bu sürecin adli ve idari noktada sonuca ulaşana kadar gerekli mücadeleyi verecektir” dedi.

MA

‘Irmak öğretmenin ölümünden sorumlu olanlar koltuklarında kalmamalı’
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Nujin Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!