Okuldaki şiddet ‘güvenlikçi politikalarla’ önlenemez

featured
0

AMED – Eğitim sistemindeki merkeziyetçilik, eşitsizlik ve farklı kimliklerin dışlanmasının şiddeti ürettiğini ifade eden Eğitim Sen Amed 2 Nolu Şube Eşbaşkanı Duygu Özbay, çözümün ise güvenlikçi politikalarla olmayacağını söyledi.  

Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bir okulun yakınında 11 öğrencinin yaralandığı silahlı saldırı ile birlikte okullardaki şiddet tartışmaları yeniden gündeme geldi. Konuya dair değerlendirmelerde bulunan Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) 2 Nolu Amed Şube Eşbaşkanı Duygu Özbay, şiddetin yalnızca güvenlik önlemleriyle ele alınamayacağını, eğitim sistemindeki merkeziyetçilik, eşitsizlik ve farklı kimliklerin dışlanmasının da şiddeti ürettiğini belirtti. 

‘GÜVENLİKÇİ YAKLAŞIM ÇÖZMEZ’

Okullardaki şiddetin yalnızca bir “güvenlik problemi” olarak ele alınmasını eleştiren Duygu Özbay, “Sadece ‘burada bir güvenlik problemi var, dolayısıyla biz bu meseleyi güvenlikçi yaklaşarak çözebiliriz’ dediler. Bunlar okulları daha denetim yerleri haline dönüştürüyor” ifadelerini kullandı.

Duygu Özbay, iktidarın eğitimi kendi ideolojik bakışı doğrultusunda bir öğrenci ve insan profili yaratmanın aracı olarak kullandığını belirterek, ekonomik farklılıkların, rekabetçi eğitim anlayışının, dışlanmanın ve öğrencilerin sürekli başarısızlık üzerinden değerlendirilmesinin çocuklar üzerinde bir baskı oluşturduğunu ifade etti. Duygu Özbay, “Çocuğun kendisini okula ait hissetmemesi, okul içerisinde sürekli baskı hissetmesi, farklı kimliklerinden dolayı dışlanması daha sonra bir şiddet boyutuyla karşımıza çıkabiliyor” şeklinde konuştu. 

Şiddetin boyutu ve türlerine değinen Duygu Özbay, “Şiddet sadece fiziksel saldırı değil. Çocuğun sahip olduğu potansiyeli kullanmasına ne kadar alan açıyoruz, onu ne kadar kısıtlıyoruz aslında ‘ne kadar engelleyici yerdeyiz’ dediğimizde şiddet başlıyor” diye belirtti. 

ANADİLDE EĞİTİM

Eğitimde eşitsizliğin çocukların daha okula başlamadan önce karşı karşıya kaldığı sorunlarla başladığını aktaran Duygu Özbay, “Başlangıç noktaları eşit olmayan çocuklar var. Bunlardan biri ana dilinde eğitim meselesinin hiçe sayılmasıdır. Çocuğun kendi dilinde eğitim alamamasının eğitim hakkına erişimini dezavantajlı hale getiriyor. Çocukların eğitimi gerçekten kendi ana dillerinde alabilmeleri onlara çok büyük bir kolaylık sağlayacak” ifadelerini kullandı.

EĞİTİM SİSTEMİ VE DEMOKRATİKLEŞME 

Türkiye’de kalıcı barış arayışları ve sürecinin devam ettiğini belirten Duygu Özbay, eğitim meselesinin de bu sürecin önemli bir başlığı olduğunu ifade etti. Duygu Özbay, “Eğitim de çok yapısal şiddet üreten bir mekanizma olarak gerçekten demokratikleşmesi ve şiddetten, çatışmasızlıktan arındırılması gereken bir alan olarak karşımızda duruyor” dedi. 

Duygu Özbay, “Ana dilinde eğitim ile kimlik ve barış meselelerini birbirinden ayrı ele alamayız. Ana dilinde eğitim meselesiyle kimlik meselesi, barış meselesi birlikte ilerlediğinde süreç daha kalıcı hale gelebiliyor” diye konuştu. 

Ülkenin çoğulcu bir yapısı olduğunu söyleyen Duygu Özbay, “Tek inançlı değil, çok inançlı; tek dilli değil, çok dilli bir yapısı var. Bütün bu dinamiklerin çok daha derin bir tartışmayı beraberinde getirmesi gerekiyor” dedi. Duygu Özbay, eğitim sisteminin demokratikleşmesi gerektiğini belirterek, bunun için de eğitim müfredatının revize edilmesi gerektiğini aktardı. 

Okuldaki şiddet ‘güvenlikçi politikalarla’ önlenemez
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Nujin Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!